ORKUN UÇAR
Metal Fırtına'nın yazarı Orkun Uçar. Okurlarıyla
-ERGENOKON SORUŞTURMASI BİR DERİN DEVLET TASFİYESİ DEĞİLDİR
-GÖMÜLÜ BULUNAN SİLAHLARIN POLİS TARAFINDAN KONDUĞU ORTAYA ÇIKABİLİR
Aydınlarla
Yüz Yüze söyleşilerinin dördüncüsü Metal Fırtına'nın genç yazarı Orkun
Uçar'ın katılımıyla Basın Kültür Sarayı Uğur Mumcu Etkinlik Salonu'nda
yapıldı. Uçar, söyleşisinde "derin ilişkiler" konusunu irdeledi.
Orkun
Uçar, Ergenekon soruşturmasıyla ilgili olarak, "Ergenekon soruşturması
bir derin devlet tasfiyesi değildir" derken, soruşturma sonunda orada
burada bulunan patlayıcıların, silahların vb. polis tarafından
konulduğunun ortaya çıkabileceğini savundu.
Orkun Uçar, söyleşiye "Dünyada tek fikir olmadığı gibi tek doğru da yok" sözleriyle başladı.
Burak Turna ile birlikte Metal Fırtına'yı çıkardıklarında, "Ne oluyor?
Psikolojik bir savaş mı yürütülüyor?" denildiğini, ama kitabı yazarken
bunu akıllarından bile geçirmediklerini anlattı. Uçar, "Yalnızca yeni
bir roman türünü denedik. Türkiye'de bilinmeyen, farkında olunmayan bir
roman türünü…" dedi.
Metal Fırtına'nın yayınlanması sonrasında,
Türkiye'deki "egemen güçlerin" kendileriyle temas kurduğunu ve amaçları
için kullanmaya çalıştıklarını ifade eden Uçar, sözlerini şöyle
sürdürdü: "Eğer Metal Fırtına'nın verdiği gazla hareket etseydik,
ayrıca bir takım yerlere kısa yoldan tırmanmak gibi bir hırsımız
hevesimiz olsaydı bugün bir yerlere savrulmuş olurduk. Belki Ergenekon
davasının içinde bile olabilirdik. Çünkü çok çeşitli iddialar öne
sürüldü hakkımızda. Bazıları 'Fethullahçı' diye damgalamaya çalışırken,
bazıları da 'derin devletin adamları' olarak göstermeye çalıştı. Ama,
söylediğim gibi biz işimize baktık, kitaplarımızı yazmaya devam ettik…"
TUNCAY GÜNEY'LE HEMŞERİ
Orkun
Uçar, Çorum'un Kargılı ilçesinde doğup büyüdüğünü belirterek, Ergenekon
davasının en önemli figürlerinden Tuncay Güney'in Kargılı olduğunu
söyledi. Bunun bile yeterince "ilginç" bir olay olduğunu ifade eden
Uçar, "Tuncay'la birlikte bir kitap yazma girişimimiz oldu. Kendisiyle
MSN üzerinden bağlantı kurup konuştum. Ama, adamın bazı bağlantılara
hala sahip olduğunu düşündüğümden, bu kitabı yazmaktan vazgeçtim.
Fakat, adamın bazı şeyleri bildiği çok kesin…" diye konuştu.
Konuşmasında,
Ergenekon davasıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Uçar, "Ergenekon
için ne düşünüyorsunuz derseniz, birçok şey söyleyebilir,
anlatabilirim. Bunların da bir kısmı çok doğru, bir kısmı da herhalde
çok yanlış olur. Yargıda olan bir dava hakkında konuşmak doğru da değil
zaten. Ama şunu kesinlikle söyleyebilirim: Ergenekon, çok basit, bir
derin devlet tasfiyesi değildir. Derin devlet dediğiniz, devletin
menfaatleri için çalışır. Başka bir amacı olmaz… Burada ise ortaya
çıkıyor ki, öyle değil" dedi.
Uçar, bir soru üzerine, "Ergenekon
davasının sonunda, bugün orada burada bulunan patlayıcıların,
silahların polis tarafından konulduğu da ortaya çıkabilir" iddiasında
bulundu.
Duruşması ve soruşturması süren bir dava hakkında
konuşmanın doğru olmadığını yineleyen Uçar, bu sözlerinin davanın
çeşitli olasılıklara açıklığı olarak anlaşılması gerektiğini belirtti.
Uçar, "Bugün o davada yargılananların bir kısmı belki hüküm giyer, ama
inanıyorum ki bir kısmı da gelecekte milletvekili, bakan, hatta
cumhurbaşkanı bile olabilir" dedi.
FOTORAF ALTI
Orkun UÇAR 1
Eğer
Metal Fırtına'nın verdiği gazla hareket etseydik, ayrıca bir takım
yerlere kısa yoldan tırmanmak gibi bir hırsımız olsaydı bugün bir
yerlere savrulmuş olurduk. Belki Ergenekon davasının içinde bile
olabilirdik.
Tuncay'la (Tuncay Güney) bir kitap yazma girişimimiz
oldu. Kendisiyle MSN üzerinden bağlantı kurup konuştum. Ama, adamın
bazı bağlantılara hala sahip olduğunu düşündüğümden, kitap işinden
vazgeçtim.
Ergenekon için ne düşünüyorsunuz derseniz, birçok şey
söyleyebilir, anlatabilirim. Bunların da bir kısmı çok doğru, bir kısmı
da herhalde çok yanlış olur. Yargıda olan bir dava hakkında konuşmak
doğru değil zaten.
Şunu kesinlikle söyleyebilirim: Ergenekon, çok
basit, bir derin devlet tasfiyesi değildir. Derin devlet dediğiniz,
devletin menfaatleri için çalışır. Başka bir amacı olmaz. Oysa burada
ortaya çıkıyor ki öyle değil.
ÖZGEÇMİŞ:
Orkun UÇAR
Gölcük, Kocaeli 1969. Gazeteci, yazar.
İstanbul
Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden mezun oldu. Çeşitli gazetelerde
ve televizyonlarda çalıştı. 1999 yılında Nostromo Dergisi Bilimkurgu
Kısa Öykü Yarışması’nda birincilik ödülü alınca yazarlığa profesyonel
olarak devam etmeye karar verdi. 2000 yılında internet üzerinde Xasiork
Ölümsüz Öykü Kulübü’nü, 2002 yılında da Sibel Atasoy’la birlikte
Xasiork Ölümsüz Öyküler Yayımevi’ni kurdu. Bu yayımevi 2004 yılında
kapandı.
Burak Turan’la birlikte yazdıkları Metal Fırtına adlı roman, bir dönem en çok satan kitaplar arasına girdi.
Kitapları:
Kızıl Vaiz, Kara Gezgin, Metal Fırtına, Asi Habis Üçlemesi I, Metal
Fırtına 2, Metal Fırtına'yı Kim Yazdı ve Hayal Gücünün Komutanları,
Kara Divan Yeraltının Gizli Tarihi, Metal Fırtına 3 Kızıl Kurt,
Zifir, Derin İmparatorluk, Metal Fırtına 4 Turan





